"vagabonds" in Turkish
Definition
Sürekli bir evi veya işi olmayan, oradan oraya dolaşan kişiler.
Usage Notes (Turkish)
'Serseri' veya 'aylak' genellikle edebi ya da eski tarz ifadelerde kullanılır; anlamı olumsuz ya da romantik olabilir. 'Evsiz'den ziyade dolaşmayı vurgular.
Examples
The vagabonds slept under the bridge last night.
**Serseriler** dün gece köprünün altında uyudu.
Some towns help vagabonds find food and shelter.
Bazı kasabalar **serserilere** yiyecek ve barınak bulmalarına yardımcı olur.
The old story is about two vagabonds on a journey.
Eski hikaye iki **serseri**nin bir yolculuğunu anlatır.
In the novel, the vagabonds drift from city to city, never staying long.
Romanda, **serseriler** şehirden şehire dolaşır ve hiçbir yerde uzun süre kalmazlar.
They called themselves vagabonds, but they loved the freedom of the open road.
Kendilerine **serseri** diyorlardı ama açık yolda olmanın özgürlüğünü seviyorlardı.
The city grew tired of the vagabonds always setting up camp in the park.
Şehir, **serseriler**in parkta sürekli kamp kurmasından bıktı.