Type any word!

"uprooting" in Turkish

kökünden sökmeyerinden etme

Definition

Bir şeyi, özellikle bitki veya ağacı, topraktan tamamen çıkarmak; ayrıca bir kişinin alışık olduğu yerden zorla ayrılması anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda bitki sökmek hem de taşınmak gibi hayatta büyük değişiklikler için kullanılır. Akademik yazılarda da rastlanır. 'uprooting families', 'uprooting weeds' gibi kullanımlarda görülür.

Examples

The farmer is uprooting the old plants to plant new ones.

Çiftçi yeni bitkiler ekmek için eski bitkileri **kökünden söküyor**.

Uprooting weeds helps the flowers grow better.

**Kökünden sökme**, çiçeklerin daha iyi büyümesine yardımcı olur.

His family’s uprooting was very difficult for him.

Ailesinin **yerinden edilmesi** onun için çok zordu.

Uprooting your life for a new job can be both scary and exciting.

Yeni bir iş için hayatını **yerinden etmek**, hem korkutucu hem heyecan verici olabilir.

The storm’s uprooting of trees blocked the main road.

Fırtınanın ağaçları **kökünden sökmesi** ana yolu kapattı.

After uprooting three times in five years, they decided to settle down.

Beş yıl içinde üç kez **yerinden edildikten** sonra, yerleşmeye karar verdiler.