"uproot" in Turkish
Definition
Bir bitkiyi veya ağacı kökünden sökmek. Ayrıca birinin yaşadığı yerden ya da alıştığı ortamdan ayrılmasına zorlamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Kökünden sökmek' bitkiler için; 'yerinden etmek' ise insanlar veya aileler için kullanılır. Özellikle duygusal veya zorla yapılan değişiklikleri anlatır.
Examples
He tried to uproot the small tree.
Küçük ağacı **kökünden sökmeye** çalıştı.
War can uproot families from their homes.
Savaş, aileleri evlerinden **yerinden edebilir**.
Strong winds may uproot old trees.
Kuvvetli rüzgarlar yaşlı ağaçları **kökünden sökebilir**.
She didn't want to uproot her life just for a new job.
Sadece yeni bir iş için hayatını **kökünden sökmek** istemedi.
Moving every few years can really uproot kids emotionally.
Her birkaç yılda bir taşınmak, çocukları duygusal olarak gerçekten **yerinden edebilir**.
To solve the problem, we need to uproot its cause, not just treat the symptoms.
Sorunu çözmek için sadece belirtileri değil, nedenini **kökünden sökmeliyiz**.