"unturned" in Turkish
Definition
Bir şeyin yeri değiştirilmemiş veya çevrilmemiş olduğunu belirtir. Genellikle 'hiçbir taşı çevrilmemiş bırakmamak' deyiminde, her olasılığı denemek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tek başına kullanılmaz; çoğunlukla 'hiçbir taşı çevrilmemiş bırakmamak' deyiminde geçer. Resmi veya ciddi ortamlarda uygundur.
Examples
All the boxes remained unturned after the move.
Taşındıktan sonra kutuların hepsi **çevrilmemiş** olarak kaldı.
That stone was left unturned in the garden.
Bahçedeki o taş **çevrilmemiş** olarak kaldı.
Some pages of the book were unturned for years.
Kitabın bazı sayfaları yıllarca **çevrilmemiş** olarak kaldı.
We left no stone unturned in our search for the missing dog.
Kayıp köpeği ararken hiçbir taşı **çevrilmemiş** bırakmadık.
The detective promised to leave no clue unturned.
Dedektif hiçbir ipucunu **çevrilmemiş** bırakmayacağına söz verdi.
She left no possibility unturned to get the scholarship.
Bursayı almak için hiçbir olasılığı **çevrilmemiş** bırakmadı.