"unrepentant" in Turkish
Definition
Bir kişi yaptığı yanlış veya hatadan pişmanlık duymadığında ve hata olduğunu kabul etmediğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi bir ifadede, birinin hatalı davranışına rağmen pişman olmadığı ve tutumunu değiştirmediği durumlarda kullanılır. 'Pişman' veya 'vicdan azabı duyan' kelimelerinin zıttıdır.
Examples
He was unrepentant even after being caught cheating.
Kopya çekerken yakalandıktan sonra bile **pişman olmayan** kaldı.
She remained unrepentant despite all the criticism.
Tüm eleştirilere rağmen, o hâlâ **pişman olmayan** kaldı.
The thief was unrepentant in court.
Hırsız mahkemede **pişman olmayan** tavır sergiledi.
No matter what you say, he's completely unrepentant about his actions.
Ne söylersen söyle, yaptığı şeyler hakkında tamamen **pişman olmayan**.
She's unrepentant, proudly telling her story like she did nothing wrong.
O **pişman olmayan**, sanki hiç yanlış yapmamış gibi hikayesini gururla anlatıyor.
After all these years, he's still unrepentant about the decision he made.
Bunca yıldan sonra bile hâlâ verdiği karardan **pişman olmayan**.