"unraveling" in Turkish
Definition
Bir şeyin yavaşça çözülmesi, açığa çıkması veya dağılması anlamına gelir; hem fiziksel (ip, örgü) hem de soyut (gizem, psikolojik) durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem maddi hem de soyut anlamda ('unraveling a mystery', psikolojik dağılma) kullanılır. Ani değil, yavaş gelişen süreçleri anlatır.
Examples
The sweater is unraveling at the bottom.
Kazağın alt kısmı **çözülüyor**.
The mystery is finally unraveling.
Gizem nihayet **çözülmeye** başladı.
The rope is unraveling after getting wet.
Halı ıslanınca ip **çözülmeye** başladı.
She felt like her whole life was unraveling after losing her job.
İşini kaybedince, tüm hayatı **dağılıyormuş** gibi hissetti.
The story takes an unexpected turn as secrets start unraveling.
Sırlar **ortaya çıkmaya** başladıkça hikaye beklenmedik bir hal alır.
It feels like everything is unraveling around me lately.
Son zamanlarda etrafımdaki her şey **dağılıyor** gibi geliyor.