"unfathomable" in Turkish
Definition
Anlaşılması veya ölçülmesi imkânsız derecede büyük ya da karmaşık bir şeyi belirtir.
Usage Notes (Turkish)
'Unfathomable' resmi bir kelimedir; genellikle çok büyük, anlaşılması veya ölçülmesi imkânsız olan duygular veya olaylar için kullanılır. Günlük basit sorunlar için kullanılmaz.
Examples
The universe is unfathomable in its size.
Evrende ölçülemeyecek kadar **akıl almaz** bir büyüklük vardır.
She felt unfathomable sadness after the news.
Haberden sonra, **anlaşılmaz** bir hüzün hissetti.
The ocean’s depth seemed unfathomable to the sailors.
Denizin derinliği denizciler için **anlaşılmaz** geldi.
The idea that someone could forgive after such betrayal is simply unfathomable to me.
Birinin böyle bir ihanetten sonra affedebilmesi bana göre tamamen **akıl almaz**.
Trying to understand quantum physics sometimes feels unfathomable.
Bazen kuantum fiziğini anlamaya çalışmak **anlaşılmaz** gelebiliyor.
His generosity is truly unfathomable—he helps everyone he meets.
Onun cömertliği gerçekten **akıl almaz**—karşılaştığı herkese yardım ediyor.