"unfasten" in Turkish
çözmekaçmak
Definition
Kapalı, kilitli veya sabitlenmiş bir şeyi (düğme, kemer veya kayış gibi) açmak veya gevşetmek.
Usage Notes (Turkish)
Düğme, kemer, kayış, fermuar, mekanik kilit gibi şeyleri açmak veya çözmek için kullanılır. Gündelik konuşmada 'açmak' veya 'çıkarmak' daha çok kullanılır.
Examples
Please unfasten your seatbelt.
Lütfen emniyet kemerinizi **çözün**.
She unfastened the buttons on her coat.
Ceketinin **düğmelerini çözdü**.
Can you unfasten this strap for me?
Bu **kayışı** benim için **çözer misin**?
He quickly unfastened the dog's leash at the park.
Parkta köpeğin **tasmasını hızlıca çözdü**.
Make sure to unfasten any jewelry before surgery.
Ameliyat öncesi tüm takıları **çıkardığınızdan emin olun**.
He struggled to unfasten the rusty lock.
Paslı kilidi **açmakta zorlandı**.