"underrated" in Turkish
Definition
Bir şeyin ya da birinin aslında olduğundan daha az değer gördüğünü ya da hak ettiği ilgiyi ve övgüyü almadığını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle filmler, sanatçılar, yetenekler veya yerler için günlük dilde kullanılır. 'overrated' (gereğinden fazla değer verilen) kelimesinin zıttıdır. Özellikle yorumlarda: 'gereğinden az değer verilen bir film' gibi kullanılır.
Examples
That movie was really underrated by critics.
Bu film eleştirmenler tarafından gerçekten **gereğinden az değer verilen** bir filmdi.
Some people think broccoli is an underrated vegetable.
Bazı insanlar brokolinin **gereğinden az değer verilen** bir sebze olduğunu düşünüyor.
He is an underrated player on the team.
O, takımda **hak ettiği değeri görmeyen** bir oyuncu.
I think summer rain is so underrated—it’s actually refreshing.
Bence yaz yağmuru çok **gereğinden az değer verilen** bir şey—aslında çok ferahlatıcı.
This little café is totally underrated—hardly anyone knows about it.
Bu küçük kafe tamamen **hak ettiği değeri görmeyen** bir yer—neredeyse kimse bilmiyor.
Being able to listen is an underrated skill in today’s world.
Dinlemenin bir **gereğinden az değer verilen** beceri olduğu bir dünyadayız.