Type any word!

"underprivileged" in Turkish

dezavantajlı

Definition

Toplumda diğerleriyle aynı sosyal, ekonomik veya eğitimsel avantajlara sahip olmayan kişiler veya gruplar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bu kelime genellikle haberler veya sosyal meselelerde resmî olarak kullanılır. 'Dezavantajlı çocuklar' gibi isimden önce sıkça gelir. Günlük dilde bireyleri tarif ederken dikkatli kullanılmalıdır.

Examples

Many underprivileged families struggle to pay for basic needs.

Birçok **dezavantajlı** aile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

The school offers free lunches to underprivileged children.

Okul, **dezavantajlı** çocuklara ücretsiz öğle yemeği sunuyor.

There are many programs to help the underprivileged in our city.

Şehrimizde **dezavantajlılara** yardımcı olmak için birçok program var.

She volunteers at a shelter that supports underprivileged teens.

O, **dezavantajlı** gençleri destekleyen bir barınakta gönüllü çalışıyor.

Growing up underprivileged can make it harder to find good opportunities.

**Dezavantajlı** büyümek, iyi fırsatlar bulmayı zorlaştırabilir.

The club raised money to send books to underprivileged schools abroad.

Kulüp, yurt dışındaki **dezavantajlı** okullara kitap göndermek için para topladı.