Type any word!

"uncross" in Turkish

çözmekaçmak (çapraz olanı)

Definition

Bir şeyin çapraz durumunu bozmak veya ayrılmasını sağlamak, örneğin kolları veya bacakları çapraz olmaktan çıkarmak.

Usage Notes (Turkish)

'Kollarını aç', 'bacaklarını aç' gibi doğrudan bedensel hareketler için kullanılır. Soyut anlamlarda ya da karmaşık nesnelerde değil, basit talimatlarda görülür.

Examples

Please uncross your arms during the interview.

Lütfen görüşme sırasında **kollarını aç**.

He uncrossed his legs and stood up.

O, **bacaklarını açıp** ayağa kalktı.

Can you uncross your fingers?

**Parmaklarını açabilir** misin?

She shifted in her seat and uncrossed her ankles, trying to get comfortable.

Yerinde kaydı ve rahatlamak için **ayak bileklerini açtı**.

I had to uncross a bunch of tangled wires under my desk.

Masamın altındaki birbirine **dolanmış kabloları çözmem** gerekti.

Without thinking, she quickly uncrossed her arms as he entered the room.

Odaya girince, düşünmeden hızla **kollarını açtı**.