"uncharacteristically" in Turkish
Definition
Birinin alışılmış, tipik davranışından farklı, olağan dışı bir şekilde hareket etmesi.
Usage Notes (Turkish)
Beklenmeyen ya da kişinin alışılmış davranışına aykırı durumlar için kullanılır; genellikle fiilden önce gelir ve resmi, yazılı dilde yaygındır.
Examples
She was uncharacteristically late for work today.
Bugün işe **alışılmadık şekilde** geç kaldı.
He spoke uncharacteristically softly during the meeting.
Toplantıda **alışılmadık şekilde** yumuşak bir sesle konuştu.
The weather was uncharacteristically warm for November.
Kasım'da hava **alışılmadık şekilde** sıcaktı.
He was uncharacteristically quiet all evening; something must be bothering him.
Tüm akşam boyunca **alışılmadık şekilde** sessizdi; belli ki bir şey onu rahatsız ediyor.
You’re being uncharacteristically generous today—what’s the occasion?
Bugün **alışılmadık şekilde** cömertsin—özel bir sebep mi var?
The city was uncharacteristically quiet after the big game ended.
Büyük maçtan sonra şehir **alışılmadık şekilde** sessizdi.