"unavenged" in Turkish
Definition
Bir haksızlık, suç veya acının intikamı alınmamış veya suçlusu cezalandırılmamışsa bu kelime kullanılır. Genellikle adalet veya intikam temalarında geçer.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, edebi veya dramatik ortamlarda, 'crime', 'wrong' ya da 'death' ile sıkça birlikte kullanılır. Günlük konuşmada nadiren rastlanır.
Examples
The crime remained unavenged for many years.
Suç, yıllarca **intikamı alınmamış** halde kaldı.
Her brother's death was left unavenged.
Kardeşinin ölümü **intikamı alınmamış** olarak kaldı.
The insult was still unavenged after all this time.
Hakaret, onca zaman geçmesine rağmen hâlâ **intikamı alınmamış**tı.
He couldn't accept that his family's suffering would go unavenged.
Ailesinin acısının **intikamı alınmamış** kalmasını kabullenemedi.
Some old wounds are best left unavenged.
Bazı eski yaralar **intikamı alınmamış** bırakılmalı.
The mystery of the unavenged death haunted the village.
**İntikamı alınmamış** ölümün gizemi köyü rahatsız etti.