"twist into" in Turkish
Definition
Bir şeyi fiziksel veya mecazi olarak farklı bir şekle, amaca veya anlama zorlamak. Genellikle anlam ya da kullanım değişimini anlatırken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel ('twist into a shape') hem de mecazi ('twist facts into lies') kullanımı vardır. Olumsuz bağlamda; manipülasyon ima edebilir. Ardından genellikle ortaya çıkan şey gelir.
Examples
She can twist the wire into a heart shape.
Tel teli **büküp** kalp şeklinde **getirebilir**.
He tried to twist the story into a joke.
Hikâyeyi **büküp** şakaya **dönüştürmeye** çalıştı.
The leaf slowly twisted into a brown curl.
Yaprak yavaşça kahverengi bir burguya **büründü**.
Don’t let him twist your words into something you didn’t say.
Sözlerini **büküp** söylemediğin bir şeye **getirmesine** izin verme.
After a while, my shoelace twisted into a knot and I had to stop walking.
Bir süre sonra ayakkabı bağım **düğüme büküldü** ve yürümeyi bırakmak zorunda kaldım.
The simple question was twisted into a huge argument.
Basit bir soru **büyük bir tartışmaya büküldü**.