Type any word!

"trussed" in Turkish

bağlanmış

Definition

İp, sicim veya benzeri bir şeyle sıkıca bağlanmış; özellikle hareket etmeyi önlemek ya da bir arada tutmak için. Sıklıkla yemek pişirmede kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmî/yazılı dilde ve yemek tariflerinde ('trussed chicken' yani pişirmeden önce sıkıca bağlanmış tavuk) kullanılır, ayakkabı bağlamak gibi sıradan kullanımlarda tercih edilmez. Sıkı ve güvenli şekilde bağlama anlamı vardır.

Examples

The chicken was trussed before being roasted.

Tavuk, fırına verilmeden önce **bağlanmıştı**.

The thief was trussed by the police with thick ropes.

Hırsız, polis tarafından kalın iplerle **bağlanmıştı**.

The package was trussed securely for shipping.

Paket, kargoya verilmek için sağlamca **bağlanmıştı**.

She lay on the floor, trussed up and unable to move.

O, yerde **bağlanmış** ve hareket edemez haldeydi.

He brought the trussed turkey to the table on Thanksgiving.

Thanksgiving'de **bağlanmış** hindiyi masaya getirdi.

With her arms and legs trussed, she couldn't escape the prank.

Kolları ve bacakları **bağlanmış** olduğundan, şakadan kaçamadı.