Type any word!

"trigger" in Turkish

tetiktetiklemek

Definition

Fiil olarak, bir şeyi başlatmak veya meydana gelmesine neden olmak, genellikle aniden. İsim olarak, bir silahın ateşlenmesini sağlayan bölüm.

Usage Notes (Turkish)

'Trigger' haberlerde, psikolojide ve teknolojide yaygındır: 'trigger an alarm', 'trigger memories'. Günlük konuşmada zincirleme bir reaksiyon başlatmak anlamına gelir; ruh sağlığında ise kuvvetli bir duygusal tepkiyi tetikleyebilir.

Examples

Smoke can trigger the fire alarm.

Duman yangın alarmını **tetikleyebilir**.

The loud noise triggered a strong reaction in the baby.

Yüksek ses, bebeğin güçlü bir tepki **vermesine neden oldu**.

He pulled the trigger by accident.

Yanlışlıkla **tetik** çekti.

Just one email can trigger a whole day of stress.

Sadece bir e-posta tüm gün stresinizi **tetikleyebilir**.

That song always triggers memories of high school.

O şarkı her zaman lise anılarını **tetikler**.

I didn't mean to trigger you when I brought that up.

Bunu gündeme getirirken seni **tetiklemek** istememiştim.