Type any word!

"trainload" in Turkish

bir tren dolusu

Definition

Bir trenin tamamen dolabileceği kadar yük veya insan miktarı. Çok büyük miktarları belirtmek için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle lojistik, taşımacılıkta veya büyük miktarları abartmak için ('a trainload of homework') kullanılır. Çoğunlukla 'of' ile birlikte görülür. Günlük konuşmada nadirdir.

Examples

The factory sent a trainload of cars to the city.

Fabrika, şehre **bir tren dolusu** araba gönderdi.

We need a trainload of coal for the winter.

Kış için **bir tren dolusu** kömüre ihtiyacımız var.

A trainload of grain arrived at the port yesterday.

Dün limana **bir tren dolusu** tahıl geldi.

That new store got a trainload of shoes for the big sale.

O yeni mağaza büyük indirim için **bir tren dolusu** ayakkabı aldı.

After a week off, I came back to a trainload of emails.

Bir hafta tatilden sonra döndüm ve **bir tren dolusu** e-posta buldum.

He bought a trainload of snacks for the road trip—no one will go hungry!

Yolculuk için **bir tren dolusu** atıştırmalık aldı—kimse aç kalmayacak!