"tradesman" in Turkish
Definition
Zanaatkâr, belirli bir alanda el becerisi ve eğitim sahibi kişidir; genellikle marangoz, tesisatçı veya elektrikçi gibi işler yapar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle inşaat veya tamir işleriyle uğraşan, elleriyle çalışan usta kişileri ifade eder. İngilizce'nin İngiliz lehçesinde yaygındır; Amerika'da 'craftsman' veya spesifik meslekler daha çok söylenir.
Examples
The tradesman fixed the broken door.
**Zanaatkâr** kırık kapıyı tamir etti.
My father is a tradesman who works as a plumber.
Babam tesisatçı olarak çalışan bir **zanaatkâr**dır.
We called a tradesman to repair the kitchen sink.
Mutfak lavabosunu tamir etmesi için bir **zanaatkâr** çağırdık.
After the renovation, the tradesmen left everything spotless.
Tadilattan sonra **zanaatkârlar** her şeyi tertemiz bıraktı.
It's getting harder to find a reliable tradesman these days.
Günümüzde güvenilir bir **zanaatkâr** bulmak giderek zorlaşıyor.
Jake learned to be a tradesman from his grandfather.
Jake, dedesinden **zanaatkâr** olmayı öğrendi.