"toehold" in Turkish
Definition
İlerlemek için elde edilen küçük ve sağlam bir pozisyondur; hem tırmanışta gerçek anlamda hem de bir alana ilk adımı atarken mecazi anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime, tırmanışta doğrudan kullanılabilir; fakat özellikle iş veya yeni bir alan için 'gain/get/establish a toehold' gibi deyimlerle başlangıç avantajı anlamında daha sık geçer.
Examples
He found a small toehold in the rock and climbed higher.
Kaya küçük bir **tutunma noktası** buldu ve daha yukarı tırmandı.
The company gained a toehold in the European market last year.
Şirket geçen yıl Avrupa pazarında bir **tutunma noktası** edindi.
She is trying to get a toehold in the music industry.
Müzik sektöründe bir **küçük avantaj** elde etmeye çalışıyor.
After months of effort, we've finally got a toehold in that client group.
Aylarca uğraştıktan sonra, nihayet o müşteri grubunda bir **tutunma noktası** kazandık.
Startups usually look for any toehold they can in a crowded market.
Startuplar genellikle kalabalık pazarda herhangi bir **küçük avantaj** ararlar.
It was just a small toehold, but it was enough to start building our presence.
Bu sadece küçük bir **tutunma noktasıydı**, ama varlığımızı inşa etmeye başlamak için yeterliydi.