"tinge" in Turkish
Definition
Bir şeye az miktarda renk, duygu veya özellik eklenmesi; hafif bir iz ya da ipucu.
Usage Notes (Turkish)
Renk için sık kullanılır, duygular veya nitelikler için de geçerli ('with a tinge of'). Genelde nötr/hoş anlamdadır, çok az miktarlar için.
Examples
There is a tinge of blue in the sky.
Gökyüzünde maviye hafif bir **iz** var.
She spoke with a tinge of sadness.
Üzgünlüğün hafif bir **belirti**siyle konuştu.
The soup had a tinge of garlic flavor.
Çorbada sarımsağın hafif bir **iz**i vardı.
His grin had a tinge of mischief.
Gülümsemesinde hafif bir yaramazlık **belirti**si vardı.
There’s always a tinge of excitement when she talks about travel.
Seyahat hakkında konuşurken her zaman bir heyecan **iz**i olur.
The leaves turned orange with a tinge of red in autumn.
Sonbaharda yapraklar turuncuya ve hafif kırmızı **iz**e döndü.