"tearful" in Turkish
Definition
Ağlamaya yakın ya da gözlerinde yaş birikmiş olan kişinin halini anlatır. Genellikle duygusallık, özellikle üzüntü durumunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birinin gözleri, yüzü veya sesi için kullanılır. 'Ağlayan' kelimesinden daha resmi ya da edebi bir anlam taşır. Çoğunlukla üzüntü için kullanılır.
Examples
I got a bit tearful during that sad movie last night.
Dün gece o hüzünlü filmde biraz **gözleri yaşlı** oldum.
Her tearful eyes said more than words ever could.
Onun **gözyaşlı** gözleri kelimelerden daha fazlasını söyledi.
She gave a tearful goodbye to her best friend.
En yakın arkadaşına **gözleri yaşlı** bir veda etti.
His voice was tearful when he spoke about his family.
Ailesinden bahsederken sesi **gözleri yaşlı**ydı.
The little boy looked tearful after scraping his knee.
Dizini kanattıktan sonra küçük çocuk **gözleri yaşlı** görünüyordu.
He gave a tearful speech at the wedding, and everyone was moved.
Düğünde **gözleri yaşlı** bir konuşma yaptı ve herkes duygulandı.