"tariff" in Turkish
Definition
Tarife, ithal veya ihraç edilen mallar üzerine uygulanan vergi veya elektrik, ulaşım gibi hizmetler için belirlenen fiyat listesidir.
Usage Notes (Turkish)
‘Tarife’ genellikle ekonomi, iş ve devlet sektöründe kullanılır. Genel ‘vergi’den farklı olarak, ticaretle veya belirlenen fiyatlarla ilgilidir. ‘impose a tariff’, ‘electricity tariff’ gibi ifadelerde geçer.
Examples
The government introduced a new tariff on imported cars.
Hükümet ithal arabalar üzerinde yeni bir **gümrük vergisi** getirdi.
We compared the electricity tariff from different companies.
Farklı şirketlerin elektrik **tarifelerini** karşılaştırdık.
The country lowered the tariff to promote trade.
Ülke, ticareti teşvik etmek için **gümrük vergisini** düşürdü.
If they raise the tariff, imported phones will get more expensive.
Eğer **gümrük vergisi** artırılırsa, ithal telefonlar daha pahalı olur.
Most companies update their internet tariff every year.
Çoğu şirket her yıl internet **tarifesini** günceller.
She was shocked by the high tariff on goods from abroad.
Yurtdışından gelen mallardaki yüksek **gümrük vergisi** onu şaşırttı.