"tantalize" in Turkish
Definition
Birine istediği bir şeyi gösterip ulaşmasını engelleyerek onu cezbedip hayal kırıklığına uğratmak.
Usage Notes (Turkish)
'Tantalize' genellikle edebi ya da resmi kullanımda geçer. Genellikle erişilemeyen yiyecekler, fırsatlar veya arzular için kullanılır. Sadece 'alay etmek' anlamında değildir, ulaşılmaz olanı işaret eder.
Examples
The smell of fresh bread can tantalize anyone who is hungry.
Taze ekmek kokusu, aç olan herkesi **kışkırtabilir**.
They used a prize to tantalize the children into working harder.
Çocukları daha çok çalıştırmak için bir ödülle **kışkırttılar**.
The dessert menu will tantalize you even if you are full.
Tatlı menüsü, tok olsanız bile sizi **kışkırtabilir**.
Don't tantalize me with vacation plans if you can't actually go.
Gerçekten gidemeyeceksen, tatil planlarıyla beni **kışkırtma**.
He loves to tantalize his friends by showing them his secret recipes.
Sırlarını göstererek arkadaşlarını **kışkırtmaya** bayılır.
Those photos of tropical beaches really tantalize me during the winter.
O tropikal plaj fotoğrafları kışın beni gerçekten **kışkırtıyor**.