"synthesize" in Turkish
Definition
Farklı şeyleri veya fikirleri bir araya getirerek yeni bir şey oluşturmak ya da basit maddeleri birleştirerek bir madde üretmek. Bilim, müzik ve yazımda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, akademik ve bilimsel ortamda kullanılır. 'Bilgi sentezlemek', 'kimyasal sentezlemek', 'ses sentezlemek' gibi ifadeler yaygındır. Fiziksel karışımlar için kullanılmaz.
Examples
Scientists can synthesize new medicines in the lab.
Bilim insanları laboratuvarda yeni ilaçlar **sentezleyebilir**.
You need to synthesize the main ideas from these articles.
Bu makalelerdeki ana fikirleri **sentezlemen** gerekiyor.
The machine can synthesize different sounds.
Makine farklı sesleri **sentezleyebilir**.
She spent hours trying to synthesize all the research into one clear report.
Tüm araştırmaları tek bir net rapora **sentezlemek** için saatler harcadı.
Modern bands often synthesize electronic and acoustic sounds for a unique effect.
Modern gruplar benzersiz bir etki için genellikle elektronik ve akustik sesleri **sentezler**.
Good writers know how to synthesize complex topics so readers can understand easily.
İyi yazarlar, karmaşık konuları okurun kolayca anlayabileceği şekilde **sentezlemeyi** bilir.