"synchronized" in Turkish
Definition
Aynı anda gerçekleşen veya tam olarak zaman, hız ya da hareket açısından eşleşmiş olan.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, bilimsel ya da takım aktivitelerinde kullanılır—örneğin 'senkronize yüzme', 'senkronize saatler'. Günlük işlerde daha çok 'aynı anda' uygun olur.
Examples
The dancers moved in synchronized steps.
Dansçılar **senkronize** adımlarla hareket etti.
We watched a synchronized swimming show at the pool.
Havuzda bir **senkronize** yüzme gösterisi izledik.
Their phones are synchronized to the same time.
Telefonları aynı zamana **senkronize**.
The videos started at synchronized moments so everyone could watch together.
Videolar herkesin aynı anda izleyebilmesi için **eşzamanlı** olarak başladı.
All the factory machines are synchronized for maximum efficiency.
Tüm fabrika makineleri maksimum verimlilik için **senkronize** edilmiştir.
Their synchronized clapping filled the stadium after the song ended.
Şarkı bittikten sonra herkesin **senkronize** alkışları stadyumu doldurdu.