"sweatshop" in Turkish
Definition
İşçilerin çok düşük ücretlerle ve kötü, güvensiz koşullarda uzun saatler çalıştırıldığı fabrika ya da atölye.
Usage Notes (Turkish)
Her zaman olumsuz anlam taşır; işçi hakkı ihlali ve sömürüye dikkat çekmek için kullanılır. Genellikle tekstil veya elektronik üretimi için gündeme gelir.
Examples
Many clothes are made in sweatshops.
Birçok kıyafet **sömürü atölyelerinde** üretiliyor.
Workers in a sweatshop earn very little money.
**Sömürü atölyesindeki** işçiler çok az para kazanır.
A sweatshop is not a safe place to work.
**Sömürü atölyesi** güvenli bir çalışma ortamı değildir.
Big brands are often criticized for using sweatshops overseas.
Büyük markalar yurt dışında **sömürü atölyeleri** kullandıkları için sıkça eleştiriliyor.
She refuses to buy shoes made in a sweatshop.
O, **sömürü atölyesinde** üretilen ayakkabıları almayı reddediyor.
Documentaries have exposed the harsh reality of life inside a sweatshop.
Belgeseller, **sömürü atölyelerindeki** acımasız gerçeği ortaya koydu.