"swallower" in Turkish
Definition
Bir şeyi ağzından boğazına kadar yutan kişi veya şey; genellikle gösterilerde bıçak ya da ateş yutan sanatçılar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada çok nadirdir; genellikle 'kılıç yutucu' gibi sirk sanatçıları için geçerlidir. Hayvanlar için kullanılmaz.
Examples
The magician is a famous swallower of swords.
Sihirbaz ünlü bir kılıç **yutucu**dur.
A swallower must be very careful not to get hurt.
Bir **yutucu** dikkatli olmalı, zarar görmemeli.
The doctor explained how the swallower moves food down the throat.
Doktor, **yutucu**nun yemeği boğazdan nasıl geçirdiğini açıkladı.
He became known as the fire swallower in the circus.
O, sirkte ateş **yutucu** olarak tanındı.
People watched in amazement as the swallower put seven swords in his mouth.
İnsanlar, **yutucu**nun yedi kılıcı ağzına sokmasını hayretle izledi.
He's not just a great swallower—he can also juggle while performing!
O sadece harika bir **yutucu** değil—gösteri sırasında jonglörlük de yapabiliyor!