Type any word!

"surety" in Turkish

kefilkefalet

Definition

Bir kişinin veya kuruluşun, başka birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda sorumluluk alması; genellikle resmi veya finansal bağlamlarda kullanılır. Ayrıca, bir şeyi kesinleştirme ya da garanti altına alma anlamına da gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve daha çok hukukî veya finansal durumlarda kullanılır. 'Kefil olmak' anlamında yaygındır. 'Security' kelimesiyle (güvenlik ya da teminat) karıştırılmamalıdır; günlük dilde nadir geçer.

Examples

He acted as a surety for his friend's loan.

Arkadaşının kredisinde **kefil** olarak hareket etti.

The court needed a surety before releasing him on bail.

Mahkeme, onu kefaletle serbest bırakmadan önce bir **kefalet** istedi.

Without a surety, the agreement cannot be finalized.

Bir **kefil** olmadan anlaşma tamamlanamaz.

We're still looking for someone willing to be a surety before the deal goes through.

Anlaşma gerçekleşmeden önce **kefil** olmaya istekli birini hâlâ arıyoruz.

Getting a surety isn’t always easy, especially for large sums.

Özellikle büyük meblağlar için **kefil** bulmak her zaman kolay değildir.

He signed as a surety, so he’s on the hook if anything goes wrong.

**Kefil** olarak imza attı, bu yüzden bir sorun olursa sorumluluk onda olacak.