"supercilious" in Turkish
Definition
Kendini başkalarından üstün gören ve başkalarını küçümseyen kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve edebi bir terimdir; genellikle eleştirel bağlamda kullanılır. 'supercilious look/smile/manner' gibi ifadelerle sıkça birlikte geçer.
Examples
The teacher gave a supercilious smile to the students.
Öğretmen, öğrencilere **küçümseyici** bir gülümseme attı.
He made a supercilious remark about her clothes.
O, onun kıyafeti hakkında **küçümseyici** bir yorum yaptı.
People avoided his supercilious attitude.
İnsanlar onun **küçümseyici** tavrından kaçındı.
She walked into the room with a supercilious air, hardly acknowledging anyone.
Odaya neredeyse kimseyi umursamadan, **küçümseyici** bir hava ile girdi.
Don’t let his supercilious tone get to you; he treats everyone that way.
Onun **küçümseyici** tonunu kafana takma, herkese öyle davranıyor.
His supercilious behavior at the meeting annoyed the whole team.
Toplantıdaki **küçümseyici** tavrı tüm ekibi rahatsız etti.