"succulent" in Turkish
Definition
‘Sulu’ genellikle meyve veya et gibi sulu, lezzetli yiyecekler için kullanılır; ‘sukkulent’ ise yaprak veya gövdesinde su biriktiren bitkilere verilen addır.
Usage Notes (Turkish)
Yiyecekler için 'sulu' ve bitkiler için 'sukkulent' tercih edilir; bağlama göre seçilmelidir.
Examples
The watermelon is very succulent.
Karpuz çok **sulu**.
That restaurant serves succulent chicken.
O restoranda **sulu** tavuk servis ediliyor.
I bought a succulent at the flower shop.
Çiçekçiden bir **sukkulent** aldım.
You should try their succulent roast beef—it's amazing.
Onların **sulu** rosto bifteğini mutlaka denemelisin—harika.
My desk is covered with little succulents by the window.
Masam pencere kenarında küçük **sukkulentler** ile dolu.
He brought home a succulent dessert that everyone loved.
O, eve herkesin bayıldığı **sulu** bir tatlı getirdi.