"strumming" in Turkish
Definition
Parmak ya da penayla telli bir çalgının tellerini hızlıca yukarı-aşağı veya sağa-sola hareketle çalmak.
Usage Notes (Turkish)
'Strumming' telli çalgılarda ritmik çalım için kullanılır; sadece tek tel çalacaksanız 'plucking' uygundur. En çok gitar ve ukulele ile duyulur.
Examples
She is strumming her guitar in the park.
O, parkta gitarını **tıngırdatıyor**.
I watched him strumming on the ukulele.
Onu ukulele çalarken (**tıngırdatırken**) izledim.
He spent hours strumming simple chords.
Saatlerce basit akorları **tıngırdattı**.
The sound of Jason strumming filled the whole room.
Jason’ın **tıngırdatması** odanın her tarafını doldurdu.
She sat by the fire, softly strumming her favorite tune.
Ateşin yanında oturup en sevdiği ezgiyi yavaşça **tıngırdatıyordu**.
After a long day, I love just strumming and relaxing.
Uzun bir günün ardından sadece **tıngırdatmak** ve dinlenmek hoşuma gidiyor.