"storefront" in Turkish
Definition
Bir mağazanın sokağa bakan ön kısmı, vitrini ve giriş kapısını kapsar. Aynı zamanda bir online mağazanın ana yüzü anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel mağazalarda, sokaktan görünen kısım için kullanılır. 'Çekici mağaza cephesi', 'çevrimiçi mağaza' gibi ifadelerde geçer. 'Mağaza deposu' (storehouse) ile karıştırmayın.
Examples
The storefront was decorated with colorful lights for the holidays.
Tatiller için **mağaza cephesi** renkli ışıklarla süslendi.
They painted the storefront bright blue to attract more customers.
Daha fazla müşteri çekmek için **mağaza cephesi**ni parlak maviye boyadılar.
The bakery’s storefront has a big window display of cakes.
Fırının **mağaza cephesi**nde büyük bir pasta vitrin var.
Their clothing brand just opened its first online storefront last month.
Kıyafet markaları geçen ay ilk çevrimiçi **mağaza cephesini** açtı.
A clean and inviting storefront makes people want to come in.
Temiz ve davetkar bir **mağaza cephesi** insanları içeri girmeye teşvik eder.
We found the little café by its bright yellow storefront on Main Street.
Ana cadde üzerindeki parlak sarı **mağaza cephesi** sayesinde küçük kafeyi bulduk.