Type any word!

"stifling" in Turkish

boğucubunaltıcı

Definition

Aşırı sıcak ve nefes almayı zorlaştıran ortamlar için kullanılır; ayrıca özgürlüğü veya yaratıcılığı baskılayan durumları da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'stifling heat', 'stifling room' ifadelerinde geçer; hem gerçek (aşırı sıcaklık) hem de mecazi anlamda (baskıcı ortam) kullanılabilir. Resmi ve günlük dilde uygun.

Examples

The sun made the room feel stifling.

Güneş odayı **boğucu** hale getirdi.

It was hard to breathe in the stifling car.

**Boğucu** arabada nefes almak zordu.

The rules at the school are stifling.

Okuldaki kurallar **bunaltıcı**.

After ten minutes in the stifling gym, I had to step outside.

**Boğucu** spor salonunda on dakika sonra dışarı çıkmak zorunda kaldım.

Some people find small talk at parties stifling.

Bazı insanlar partilerde küçük konuşmaları **bunaltıcı** buluyor.

The city’s stifling heat makes it impossible to sleep at night.

Şehrin **boğucu** sıcağı geceleri uyumayı imkânsız kılıyor.