"sticking point" in Turkish
Definition
Tarafların anlaşmasına veya ilerlemesine engel olan belirli bir sorun veya ayrıntıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sorun, anlaşmazlık ve görüşmelerde kullanılır; 'asıl tartışma noktası' gibi kalıplar yaygındır. Gayriresmiden nötr kullanıma uygundur.
Examples
The price was the biggest sticking point in the negotiation.
Fiyattı müzakeredeki en büyük **tartışma noktası**.
The contract's terms became a sticking point for both parties.
Sözleşmenin şartları iki taraf için bir **anlaşmazlık konusu** haline geldi.
We found a sticking point during our discussion.
Görüşmemiz sırasında bir **tartışma noktası** bulduk.
Their refusal to compromise was the main sticking point in the deal.
Uzlaşmayı reddetmeleri anlaşmadaki en büyük **tartışma noktası** oldu.
For months, salary increases have been a sticking point between management and workers.
Aylardır maaş artışları yönetim ve çalışanlar arasında bir **tartışma noktası** olmuştu.
Let’s talk through every sticking point until we find a solution.
Çözüm bulana kadar her **tartışma noktasını** konuşalım.