"steerage" in Turkish
Definition
Steerage, eski yolcu gemilerinde en ucuz ve kalabalık yolcu bölmesidir; genellikle yoksul göçmenler burada seyahat ederdi. Nadiren geminin dümen bölümünü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok geçmişe, özellikle göç hikâyelerine veya 19–20. yüzyıl yolculuklarına atıfta bulunurken kullanılır. Modern gemilerde kullanılmaz.
Examples
Many poor immigrants traveled in steerage across the Atlantic.
Birçok yoksul göçmen, Atlantik'i **en alt sınıf kamarası**nda geçti.
The conditions in steerage were often uncomfortable and crowded.
**En alt sınıf kamarası**ndaki koşullar genellikle rahatsız ve kalabalıktı.
She bought a ticket for steerage because it was all she could afford.
Sadece **en alt sınıf kamarası** bileti alabildi çünkü bütçesi buna yetti.
My great-grandfather has stories about being seasick in steerage during his journey to America.
Büyükbabamın Amerika'ya giderken **en alt sınıf kamarasında** deniz tutmasıyla ilgili anıları var.
Crew members checked the steerage area every morning.
Mürettebat üyeleri her sabah **en alt sınıf kamarası** bölümünü kontrol ederdi.
Nobody wanted to end up in steerage if they could help it.
Kimse, imkan varsa, **en alt sınıf kamarası**na düşmek istemezdi.