"standish" in Turkish
Definition
Standish, eski zamanlarda mürekkep ve yazı gereçlerini saklamak için kullanılan masa üstü bir kaptır.
Usage Notes (Turkish)
‘Standish’ kelimesi artık kullanılmaz; tarihi romanlarda, müzelerde veya antikacılarda rastlanır. Günümüzde ‘mürekkep takımı’ veya sadece ‘mürekkep şişesi’ denir.
Examples
The old writer kept his pens in a standish on the desk.
Yaşlı yazar, kalemlerini masanın üzerindeki **mürekkep takımı**nda tutardı.
There is a standish in the museum's antique collection.
Müzenin antika koleksiyonunda bir **mürekkep takımı** var.
I saw a silver standish at the antique shop.
Antikacıda gümüş bir **mürekkep takımı** gördüm.
He carefully dipped the quill into the standish before writing the letter.
Mektubu yazmadan önce tüy kalemi dikkatlice **mürekkep takımı**na batırdı.
Back in the day, every school had at least one standish in each classroom.
Eskiden, her okulun her sınıfında en az bir **mürekkep takımı** bulunurdu.
If you love vintage items, a standish would make a unique desk accessory.
Vintage ürünleri seviyorsanız, bir **mürekkep takımı** masanız için eşsiz bir aksesuar olur.