Type any word!

"stabilising" in Turkish

dengeliyiciistikrarlı hale getiren

Definition

Bir şeyi daha sabit ve değişmez hale getirerek kötüleşmesini veya tehlikeli olmasını önleme işi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle teknik ya da resmi bağlamlarda, 'dengeliyici etki' gibi ifadelerde geçer. Sonuç için 'istikrarlı' denir.

Examples

The doctor gave her a stabilising medicine.

Doktor ona **dengeliyici** bir ilaç verdi.

We are working on stabilising the building after the earthquake.

Depremden sonra binayı **dengeli hale getirmek** için çalışıyoruz.

Adding salt is important for stabilising this mixture.

Bu karışımı **istikrarlı** yapmak için tuz eklemek önemlidir.

The government is focused on stabilising the economy during this crisis.

Hükümet bu kriz sırasında ekonomiyi **istikrarlı hale getirmeye** odaklanıyor.

They installed new equipment aimed at stabilising the network.

Ağ'ı **dengeli hale getirmek** için yeni ekipman kurdular.

He's always the stabilising force in stressful situations.

O, stresli durumlarda her zaman **dengeliyici** güçtür.