"squander" in Turkish
Definition
Parayı, zamanı veya fırsatları dikkatsiz ve gereksiz şekilde harcamak veya kaybetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle para, zaman ya da fırsatlarla kullanılır: 'parayı boşa harcamak', 'fırsatı kaçırmak'. Yemek gibi somut eşyalar için değil.
Examples
Don't squander your money on things you don't need.
İhtiyacın olmayan şeylere paranı **boşa harcama**.
He squandered his chance to study abroad.
Yurtdışında okuma fırsatını **boşa harcadı**.
It's easy to squander time on social media.
Sosyal medyada zaman **israf etmek** çok kolaydır.
If you squander this opportunity, you might not get another one.
Bu fırsatı **boşa harcarsan**, bir daha eline geçmeyebilir.
They won the lottery and squandered it all in just a year.
Piyangoyu kazandılar ve her şeyi sadece bir yılda **boşa harcadılar**.
I can't believe she would squander such a perfect chance for success.
Böyle mükemmel bir başarı şansını **boşa harcayacağına** inanamıyorum.