"sprinter" in Turkish
Definition
Sprintçi, genellikle 100, 200 veya 400 metre gibi kısa mesafeleri en hızlı şekilde koşan atlettir.
Usage Notes (Turkish)
'Sprintçi' sadece kısa mesafe koşucuları için kullanılır, uzun mesafe atletleri için değildir. Spor haberlerinde sıkça geçer, nadiren hızlı çalışan kişiler için de mecazen kullanılabilir.
Examples
Usain Bolt is a famous sprinter from Jamaica.
Usain Bolt, Jamaika'nın ünlü **sprintçisi**dir.
The sprinter won the gold medal in the 100-meter race.
**Sprintçi** 100 metre yarışında altın madalya kazandı.
A sprinter needs strong legs for quick starts.
Bir **sprintçi** hızlı başlangıç için güçlü bacaklara ihtiyaç duyar.
I could never be a sprinter—my endurance is way better than my speed.
Hiçbir zaman **sprintçi** olamam—dayanıklılığım hızımdan çok daha iyi.
That new sprinter broke the national record this season.
Yeni **sprintçi** bu sezon ulusal rekoru kırdı.
After finishing last in the marathon, he joked, 'Guess I'm a sprinter at heart.'
Maratonu son sırada bitirdikten sonra şakayla, 'Sanırım ben ruhen bir **sprintçiyim**,' dedi.