"spread thin" in Turkish
Definition
Aynı anda çok fazla işle uğraştığı için her birine yeterince vakit ya da enerji ayıramama durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan ortamlarda sıkça kullanılır. Genellikle iş ya da sorumluluklardan bahsederken 'spread thin' veya 'spread yourself too thin' ifadeleriyle karşılaşılır.
Examples
I'm spread thin at work right now.
Şu anda işte gerçekten **çok dağılıyorum**.
She was spread thin trying to help everyone.
Herkese yardım etmeye çalışırken **çok dağıldı**.
Don't spread yourself too thin or you'll get tired.
Kendini **fazla dağıtma**, yoksa yorulursun.
With two jobs and three kids, he's really spread thin these days.
İki işi ve üç çocuğu olduğundan bu aralar gerçekten **çok dağılmış durumda**.
I can't take on another project—I'm already spread thin.
Başka bir projeyi alamam—zaten **çok dağıldım**.
Don't spread yourself too thin or you'll burn out fast.
Kendini **fazla dağıtma**, yoksa çabuk tükenirsin.