"spitter" in Turkish
Definition
Tüküren kişi veya tükürük atmak için kullanılan nesne (tükürük kabı) anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadiren kullanılır; halk içinde tükürenler için olumsuz ya da esprili bir şekilde kullanılabilir. Beyzbolda, salya sürülen topu da ifade edebilir.
Examples
The teacher told the spitter to stop making a mess in class.
Öğretmen, **tüküren kişi**ye sınıfta kirlilik yapmamasını söyledi.
There is a spitter in the corner for people to use.
Köşede insanların kullanması için bir **tükürük kabı** var.
He is known as the spitter in his neighborhood.
O, mahallesinde **tüküren kişi** olarak biliniyor.
Some baseball players used to throw a spitter to trick the batter.
Bazı beyzbolcular, vurucuyu kandırmak için önceden **spitter** (tükürükle kaplanan top) atardı.
Don’t be a spitter—it’s unhygienic, especially in public places.
Bir **tüküren kişi** olma—özellikle kamusal alanlarda hijyenik değil.
He shot water from his mouth like a human spitter at the party.
Partide insan **tüküren kişi** gibi ağzından su fışkırttı.