"spectral" in Turkish
Definition
Bir şeyin hayalet gibi olması ya da hayaletle ilgili olması anlamına gelir; ayrıca ışık ya da ses aralığı (spektrum) ile ilgili olan şeyleri de tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, edebi veya bilimsel ortamlarda kullanılır. Günlük hayatta genelde 'hayalet gibi' anlamındadır; bilimde ise spektrumla ilgili şeyler için kullanılır. 'spectral lines', 'spectral analysis' gibi ifadelerle karşılaşılır. 'Spectacular' ile karıştırmayın.
Examples
The old house had a spectral light in the window.
Eski evin penceresinde **hayalet gibi** bir ışık vardı.
The scientist studied the spectral lines of hydrogen.
Bilim insanı hidrojenin **spektral** çizgilerini inceledi.
He saw a spectral figure standing by the door.
Kapının yanında **hayalet gibi** bir siluet gördü.
There was a spectral atmosphere in the abandoned hospital at night.
Terkedilmiş hastanede gece **hayalet gibi** bir atmosfer vardı.
They used spectral analysis to identify the unknown substance.
Bilinmeyen maddeyi tespit etmek için **spektral** analiz kullandılar.
Her voice had a spectral quality, floating softly in the dark room.
Karanlık odada sesi **hayalet gibi** bir etkiyle hafifçe yankılandı.