Type any word!

"specialised" in Turkish

uzmanlaşmışözel

Definition

Genel bilgilerden ziyade belirli bir alan, beceri veya konuda odaklanan ya da eğitim almış olan.

Usage Notes (Turkish)

Sadece belirli bir meslek, ekipman veya alan için kullanılır; günlük bilgi veya genel beceriler için kullanılmaz. Ör: 'uzmanlaşmış doktor', 'özel ekipman'.

Examples

She is a specialised engineer in robotics.

O, robotik alanında **uzmanlaşmış** bir mühendistir.

The hospital has a specialised unit for heart surgery.

Hastanede kalp ameliyatı için **uzmanlaşmış** bir birim var.

These tools are specialised for delicate electronic work.

Bu aletler hassas elektronik işler için **özel** olarak yapılmıştır.

It takes years of specialised training to become a surgeon.

Cerrah olmak yıllarca **uzmanlaşmış** eğitim gerektirir.

This is a highly specialised field; not many people work in it.

Bu son derece **uzmanlaşmış** bir alandır; çok az kişi burada çalışır.

You need specialised knowledge to fix that kind of machine.

Bu tür bir makineyi tamir etmek için **uzmanlaşmış** bilgiye ihtiyacınız var.