"sores" in Turkish
Definition
Genellikle deri veya ağız içinde görülen, ağrılı, açık ya da tahriş olmuş yaralardır; enfeksiyon, tahriş veya travmayla oluşur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğul formda, genellikle birden fazla açık veya tahriş olmuş noktayı tanımlar. 'mouth sores', 'pressure sores' gibi ifadelerle kullanılır. 'Wound' (kesik) ve 'bruise' (morarma) ile karıştırılmamalı. Tıbbi ve günlük konuşmada yaygındır.
Examples
The child has sores on his knees after falling.
Çocuk, düştükten sonra dizlerinde birkaç **yara** oluştu.
Mouth sores can make eating painful.
Ağızda oluşan **yara** yemek yemeyi acı verici hale getirebilir.
Some diseases cause skin sores.
Bazı hastalıklar ciltte **yara**lara neden olabilir.
After hiking in new boots, he noticed several sores on his feet.
Yeni botlarla yürüyüşten sonra, ayağında birkaç **yara** fark etti.
Her stress always leads to annoying mouth sores.
Onun stresi, her zaman rahatsız edici ağız **yara**larına neden olur.
If these sores don’t heal soon, you should see a doctor.
Bu **yara**lar yakında iyileşmezse, bir doktora görünmelisin.