"smarmy" in Turkish
Definition
Kişinin hoşuna gitmek ya da fayda sağlamak için samimiyetsiz ve aşırı pohpohlayıcı şekilde davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Daima olumsuzdur; içten olmayan, çıkar amaçlı aşırı iltifat ya da pohpohlamayı belirtir. 'smarmy smile', 'smarmy salesman' gibi kalıplara dikkat edin.
Examples
The smarmy waiter kept complimenting us to get a bigger tip.
**Yağcı** garson daha fazla bahşiş almak için bize sürekli iltifat etti.
Everyone found his smarmy attitude irritating.
Herkes onun **yağcı** tavrını rahatsız edici buldu.
He gave a smarmy smile when he apologized.
O, özür dilerken **yağcı** bir gülümseme takındı.
I can't stand that smarmy guy from marketing—he's so fake.
O pazarlamadaki **yağcı** adamdan hiç hoşlanmıyorum; çok yapmacık.
She tried to win the boss over with her smarmy compliments, but it didn't work.
Patronu kendi **yağcı** iltifatlarıyla etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.
That politician's smarmy promises fooled nobody.
O politikacının **yağcı** vaatleri kimseyi kandıramadı.