"slip through" in Turkish
Definition
Fark edilmeden ya da sessizce bir yerden veya durumdan geçmek; ayrıca bir şeyin dikkatlerden kaçması veya görülmeden kalması anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bir olay, detay veya kişi süreçte gözden kaçınca veya biri sessizce geçince kullanılır. 'slip through the cracks' ifadesiyle benzer anlamdadır.
Examples
The cat managed to slip through the open window.
Kedi açık pencereden **sıvıştı**.
Some important documents slipped through during the move.
Taşınma sırasında bazı önemli belgeler **gözden kaçtı**.
He watched leaves slip through his fingers.
Yaprakların parmaklarının arasından **geçip gittiğini** izledi.
Sometimes mistakes just slip through even after checking twice.
İki kere kontrol edilse de bazen hatalar **gözden kaçıyor**.
One tiny bug managed to slip through the screen door.
Küçük bir böcek sineklik kapıdan **sıvıştı**.
Don’t let the opportunity slip through your hands.
Fırsatın ellerinden **kaymasına** izin verme.