"slap down" in Turkish
Definition
Birini özellikle başkalarının önünde sertçe reddetmek ya da aşağılamak veya bir şeyi güçlü ve sesli şekilde bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayri resmi konuşmalarda kullanılır. Kimi zaman objeler için fiziksel, kimi zaman fikirler ya da kişiler için mecazi kullanılır. Sadece 'slap' (tokat atmak) ile karıştırmayın.
Examples
The manager slapped down his ideas in front of everyone.
Müdür, herkesin önünde onun fikirlerini **sertçe reddetti**.
He slapped down the money on the table.
O, parayı masaya **hızla koydu**.
The teacher slapped down the noisy student’s comment.
Öğretmen, gürültücü öğrencinin yorumunu **sertçe bastırdı**.
She slapped down her coffee and stormed out of the room.
Kahvesini **hızla masaya koyup** odadan çıktı.
Whenever he tries to offer a suggestion, his boss just slaps him down.
Ne zaman bir öneride bulunsa, patronu onu hemen **sertçe susturuyor**.
You can’t just slap down people’s efforts without giving them a chance.
İnsanların çabalarını onlara şans vermeden sadece **sertçe reddedemezsin**.