"sinful" in Turkish
Definition
Ahlaki ya da dini kurallara göre çok yanlış veya kötü olarak görülen, genellikle günahla ilgili bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ahlaki veya dini bir bağlamda kullanılır. 'sinful behavior', 'sinful pleasure' gibi ifadelerle yaygındır. Bazen abartılı, mizahi şekilde lezzetli şeyler için söylenir. Suç anlamında kullanılmaz.
Examples
Stealing is considered sinful by many religions.
Çalmak, birçok dinde **günahkâr** olarak kabul edilir.
She felt sinful after telling a lie.
Yalan söyledikten sonra kendini **günahkâr** hissetti.
Eating too much chocolate can feel a bit sinful.
Çok fazla çikolata yemek bazen biraz **günahkar** hissettirebilir.
Some people say lazy days are sinful, but I think rest is important.
Bazı insanlar tembel günlerin **günahkâr** olduğunu söyler ama bence dinlenmek önemlidir.
Wow, this dessert is so rich it feels downright sinful!
Vay, bu tatlı o kadar zengin ki, tamamen **günahkar** hissettiriyor!
It’s hard to resist such a sinful temptation.
Böylesine **günahkâr** bir cezbedici şeye karşı koymak zor.