Type any word!

"silhouetted" in Turkish

silüet halindesiluet olarak

Definition

Bir nesnenin veya kişinin parlak bir arka plan önünde karanlık bir şekil ya da hat olarak görünmesi, iç detayların seçilememesi durumudur.

Usage Notes (Turkish)

Sanatsal veya betimleyici anlatımlarda sıkça kullanılır; genellikle '... arka planında silüet olarak' şeklinde geçer. İç ayrıntıları belirgin olan nesneler için kullanılmaz.

Examples

The tree was silhouetted against the evening sky.

Ağaç, akşam gökyüzüne karşı **silüet halinde** görünüyordu.

Her face was silhouetted by the candlelight.

Yüzü mum ışığıyla **silüet olarak** belirmişti.

A bird was silhouetted on the windowsill.

Pencere pervazında bir kuş **silüet halinde** duruyordu.

They stood silhouetted by the headlights, not moving an inch.

Onlar farların ışığında **silüet halinde** duruyorlardı, hiç kıpırdamadan.

The mountains were silhouetted against the pink sunrise.

Dağlar pembe gün doğumuna karşı **silüet olarak** görünüyordu.

I could see the cat, silhouetted in the doorway, waiting to come in.

Kapıda **silüet halinde** olan kediyi gördüm, içeri girmek istiyordu.