"shoplift" in Turkish
Definition
Bir mağazada müşteri gibi davranıp ürünü gizlice çalmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki veya haber dilinde kullanılır. Günlük konuşmada genellikle sadece 'çalmak' denir. İlgili isim: 'shoplifting', yapan kişi: 'shoplifter'.
Examples
She was caught trying to shoplift a pair of sunglasses.
Bir güneş gözlüğünü **mağazadan hırsızlık yapmak** isterken yakalandı.
It's illegal to shoplift from any store.
Herhangi bir mağazadan **mağazadan hırsızlık yapmak** yasadışıdır.
Some people shoplift for fun, but it is a crime.
Bazı insanlar eğlence için **mağazadan hırsızlık yapmak** yapıyor, ama bu bir suçtur.
He didn't have money and tried to shoplift, but the alarm went off.
Parası yoktu ve **mağazadan hırsızlık yapmak** denedi ama alarm çaldı.
If you shoplift, you could be banned from the store forever.
Eğer **mağazadan hırsızlık yapmak** yaparsan, mağazadan sonsuza kadar yasaklanabilirsin.
They installed cameras to stop people from trying to shoplift.
İnsanların **mağazadan hırsızlık yapmak** denemelerini önlemek için kamera kurdular.